Aynı zamanda cryosurgery olarak da bilinen kriyoterapi, genel olarak her türlü iyi ve kötü huylu lezyonlar için kullanılan ayakta tedavi yöntemlerinden biridir. Kriyoterapi, hastalıklı doku hücrelerinin dondurulması veya eritilmesi şeklinde uygulanmaktadır. Çeşitli cilt sorunları için kullanılabilmektedir. Bu yöntemde istenilen sonuca ulaşmak, bir kaç seans gerektirebilir.


Kullanım alanları
1) Pigmentasyon lezyonları;
Derinin (güneş lekeleri ve lentigo gibi) renk değiştirmesi.
2) Prekanseröz (premalign) lezyonları:
(Aktinik keratosis gibi)
3) Siğil ve molluscum contagiosum gibi virüs yoluyla oluşan lezyonlar)
Not: Kriyoterapinin, kanser riski taşıyan melanositik benlerde kullanılması yasaktır, zira hücrelerin içindeki değişimler, lezyonların habisleşme eğilimini hızlandırır.
4) Vasküler lezyonlar: Hemanjiomlar ve Kaposi sarkoma gibi (Kaposi sarcoma and hemangioma)
5) Milia, deride çıkan meme(skin tag), seborrheic keratosis gibi iyi huylu kistler ve tümörler.
6) Hipertrofik yaralar ve keloidler.


Etki mekanizması
Bu işlemde lezyonu dondurmak için sıvı Nitrojen veya daha az miktarda Oksijen ve Hidrojen ( sıfırın altında) kullanılır.

Kriyoterapi mekanizmasını 3 aşamalı olarak tanımlayabiliriz:

1) Isı transferi: Kriyoterapi bu mekanizmada hedeflenen hücreleri yok etmek için ciltten soğutucuya hızlı bir ısı transferi gerçekleştirilir.
En yaygın olarak kullanılan soğutucu madde -196 ° C kaynama noktasına sahip olan sıvı nitrojendir.

2) Hücrenin tahribi: Lezyonun dondurulması, hücre içindeki Hyper-osmotik ortam nedeni ile ani ve hızlı hücre tahrip sürecini başlatır. Yapılan araştırmalar, hızlı bir tahribin ardından fibroblastların, kollajen üretme yeteneğinin en aza indiğini gösterir; bu da keloid gibi bazı lezyonların tedavisini en iyi şekilde sağlar.

3) İltihap:Genel olarak kızarıklık ve ödem olarak görülen kriyoterapiye son cevap iltihaplanmadır. Iltihap ölü hücreye verilen bir cevaptır ve lokal hücre tahribatına yardımcı olur. Ayrıntılı kiryoterapi tedavisi su toplamasıyla sonuclanan bazal mebran seperasyonuna yol açar.


Yan etkiler
1) Akut komplikasyonlar; baş ağrısı, sancı ve özellikle de yoğun keloidlerde ağrı ve su toplaması olarak görülür.
2) Gecikmeli komplikasyonlar; kanama, enfeksiyon ve onarılan dokunun aşırı oluşması (Granülasyon)
3) Daimi komplikasyonlar; kellik, atrofi, kalıcı yara izleri, ektropiyon, hipopigmentasyon(lezyon bölgesinde cildin açık renk alması) .
Hipopigmentasyon koyu tenli kişilerde daha sık görülmektedir.

Sakıncalı durumlar (Kontrendikasyonlar):
Göreceli durumlar ve Mutlak Durumlar olarak 2 gruba ayrılabilir:


Göreceli Durumlar
Soğuğa dayanamamak,soğuktan kurdeşen geçirenler, kriyoglobülinemi, ya da aktif ülseratif kolit ve kollajen vasküler hastalıkları gibi kriyoglobülinin seviyesindeki artışla oluşan diğer hastalıklar, kronik raynaud sendromu, ve de göz çevresindeki lezyon kullanımı

Mutlak sakıncalı durumlar
Kriyoterapiye karşı önemli ve istenmeyen tepkiler yada bilinen alerjiler, hipopigmentasyonu kabul etmeyen hastalar, bazı malignitelerde ( Melanom ve Skuamöz hücreli karsinom-SCC ), zayıf perfüzyon bölgelerde bulunan lezyonlar, ve de teşhis için biyopsi gerektiren lezyonlar.


Dikkat edilmesi gereken hususlar
- Yaşlı ve çocuklarda bölgede yara ve su toplama ihtimalinin fazla olması
- Diyabetli kişilerde yaranın uygun şekilde iyileşememe ve kriyoterapiden sonra yaranın nüksetme ihtimali
- Koyu tenlilerde lezyonun bulunduğu bölgede renk değişimi riskinin fazla olması (Hipopigmentasyon)
- Hasarlı ciltlerde (güneş yanığı veya Kortikosteroidlerin kullanılması nedeni ile) Nekroz ve su toplama riskinin yüksek olması
- Hamilelik kriyoglobülinlerin artması ve Kriyoterapiye aşırı tepki gösterme ihtimali
- Sinirlerin çevresinde periferik nöropati tehlikesi olması.